“Kültür” ve “Sanat” ın sınıf atlaması

Shakespeare in Love

İngilizce de “Culture” kelimesi hem “`Kültür`” hem de “`Tarım`” anlamına gelir. Bu benzerlik öylesine değildir zira insanlık tarihinde kültürel değişim “Tarım Devrimi” ile başlamıştır. “Tarım” ve “Kültür” kelimeleri bu yüzden aynı aynı kelime ile karşılanır.

Emekçi sınıf , “Tarım Devrimi” ile bir Kültürel devrimi de yaşamıştır.

“Kültür” ve “Sanat” kavramları yaşanan Devrim’in gücüyle geçmişte emekçi sınıflar için çok önemli bi yerdeydi. Tiyatro izleyen emekçi sınıflar aşağılanırken soyluların izlemesi ve ilgilenmesi abes karşılanırdı. Shakespeare in Love filminde, bu konu da işlenir,” Tiyatro yapan ve izleyen halk ile Tiyatro’dan geri duran soylular ve soylularında içinde Tiyatro aşkı olan,  tanınmamak için kılık değiştiren bir soylu”. Şimdilerde ise burjuva sınıfı ile anılan şeyler arasında Sermaye’den sonra gelen anahtar kelime “Kültür ve sanat” .

Günümüzde Tiyatro’da “Kral Lear”  izleyenlerin burjuva olarak görüldüğü gerçeğini gözönüne alırsak geçmişte Tiyatro’yu yaşatmak için uğraşan emekçi sınıf’ın Kültür ve Sanat’a yeterince sahip çıkamadığını düşünebiliriz. Aslında burada, Kültür ve Sanat genelinde ahkam keserken neden sadece Tiyatro çerçevesinde dolaştığımı merak edebilirsiniz. Bunun nedeni burjuva sınıfı ve emekçi sınıfın hala ortak izleyebildiği bir sanat dalı olmasıdır.

Kültür ve  Sanat’ın sınıf atlamasına karşı değişmeyen tek şey var bu da Kültür ve Sanat ile ilgilenenlerin aşağılanması, geçmişte burjuva, emekçi sınıfı Kültür ve Sanat ilgisi nedeniyle aşağılarken günümüzde ise emekçi sınıf “burjuva” sınıfını Kültür ve Sanat’a olan ilgisi sebebiyle aşağılamaktadır.