Sanal Aşk(mıdır?)

Sanal Aşk

Yaşanılanı, terk edileni ve evlilikle sonuçlananı hepsi var bu sanal dünya da… Aşk nedir? Diye şöyle bir düşündüğümde hemen aklıma “Evlilik aşk’ı öldürüyor” paradoks’u gelir. Hemen akabinde “Romeo ve Juliet”,”Ferhat ve Şirin” izler bu düşüncemi.  Hep bir ulaşılamazlık, hep bir kavuşamazlık barındırır yaşanmış büyük aşklar. Düşünürüm ki onların efsanesi kavuşamazlıklarından geliyordur belki de. Sorgulayabiliriz aşk’ın var olması, yaşanması için yan yana olma gereği olup olmadığını.

Sürekli sınanan ilişki ve kaybedilme korkusu varsa aşk devam edebilmektedir.Gerçek hayatta yaşamaya başlayacağımız bir ilişkide aşk’a giden yol muhtemelen şöyledir. İlk olarak karakter olarak tanımamamızın normal olduğu birisinin dış görünüşünden hoşlanmak, devamında ona açılmak ve birbiri ardına süregelen buluşmalar ki çoğunda birbirini tanımaya ve anlamaya en çok yarayacak yöntem olan sohbet’in en az hatta hiç olmadığı buluşmalar…Bu nokta da çıkış aranabilir fakat sohbet edilemeyen ve tek paylaşılan şeyin fiziksel görüntüden alınan haz olduğu bir duygu yoğunluğunun adı asla aşk olamaz. Bu ilişki de sonuç evlilikte olsa asıl sonuç; ya mutsuz bir evlilik ya da boşanma olacaktır.

Düşünün! Sevdiğiniz kişiyle paylaşabildiğiniz tek zevk onun fiziksel görünümünden aldığınız zevk ve evlendiniz. İnsanoğlu yaşlanan bir canlı olduğundandır ki en ufak görünüm bozukluğunda artık evli olduğunuz kişiyle paylaştığınız tek zevk olan şey de elinizden uçup gitmiş olacaktır.

Oysa ki; sohbet edilebilir ve her konuda paylaşımınızın olduğu, anladığınız ve onun düşüncülerine ve karakterine aşık olduğunuz bir eş ile evli iseniz yaşlansanız da her şey eskisi gibi  devam ediyor ve üstelik insanın yaşlandığında en çok ihtiyacı olan bir şeyler paylaşabildiği kişi gereksinimi sizin tam yanınızda oturuyor olacaktır, pek tabi aşkınızda yanınızda…

Sanal aşk’ın başlangıç noktasına bakarsak sohbet’in ve dolayısıyla ortaya çıkacak düşüncülerin, karakterin oluşturduğu dış görünümden bağımsız bir aşk’ın var olabilme savaşıdır.

Sanal Aşk’ın gerçek hayatta yaşadığımız aşktan tek eksik gibi görünen yönü dokunamamaktır, öpememektir, sarılamamaktır ve hatta sevişememektir ki dokunmak, öpüşmek, sarılmak ve sevişmekte aşk’ın içindedir bu da reddedilemez.

Sonuç olarak aşk bencildir. İki kişilik bir bencilliktir bu. Dokunamamak sevdiğine aşk’ı körükler. Sanal da olsa “AŞK” aşk’tır. Körüklenebilen bir duygudur.

“Sanal Aşk” ;  Ruhların seviştiği nokta’nın ta kendisidir!